Sendikalar

RSS

MEB'DE GÖREVDEN ALMA OPERASYONU YAPILIYOR

MEB'de görevden alma operasyonu yapılıyor
16 Ocak 2014 Perşembe 12:53

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 16.01.2014 tarihinde basın açıklaması yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden alma operasyonu yapılıyor. Bakanlık yangın yerine dönmüş durumda. MEB’de il milli eğitim müdürleri ve ilçe milli eğitim müdürleri birer birer görevden alınıyor; bazılarının da görev yeri değiştiriliyor. İstekleri dışında görev yeri değiştirilenler eşlerinden, çocuklarından ayrılmak zorunda kalıyor, bu nedenle de adeta istifaya zorlanıyor. Görevden alınan kişilerin yerine getirilenlerde tek aranan kıstas ise kendi yandaşları olmasıdır. İdeolojilerine uygun, kendilerine biat edecek, yapılan hukuksuzluklara ses çıkarmayacak kişiler il ve ilçe milli eğitim müdürü olarak atanmaktadır.

Üstelik Milli Eğitim Bakanlığı burada hülle yöntemine de başvurmaktadır. Şöyle ki, bilindiği gibi şube müdürü atamaları için yazılı sınav yapılmıştır. Yazılı sınavda başarılı olan 6 bin’e yakın aday Şubat ayında sözlü sınava girecektir. Şube müdürlüğüne atamalar ise sözlü sınava göre yapılacaktır. Sendika olarak sözlü sınava dayanarak yapılan atamaları yargıya taşıyacağımızı daha önce açıklamıştık.

MEB’in hüllesi de tam bu noktada devreye girmektedir. MEB, sınav şartı aranmayan ilçe milli eğitim müdürlüğü kadrolarına takdir yetkisini kullanarak kendi yandaşlarını atamasının akabinde, bu kişilerin şube müdürlüğü kadrolarına geçişlerini yapmaktadır. Bu ne anlama gelmektedir? Bunun anlamı şube müdürlüğü için aranılan sınav şartı, takdir yetkisi kullanılarak ilçe milli eğitim müdürü yapılanlar için yok sayılmış; böylece hülle yöntemiyle bu kişiler sınava girmeden şube müdürü olmuştur.

Peki bu durumda soruyoruz:

Madem kendi yandaşlarınızı sınava girmeden şube müdürü olarak atayacaktınız, o halde neden şube müdürlüğü sınavı yaptınız?

Sözlü sınav zaten tasvip edilen bir yöntem değildir. Hele ki şube müdürlüğü sınavlarında sadece sözlü sınava dayalı atamaların yapılacak olması büyük bir şaibeye yol açacaktır. Dolayısıyla ortada bir yanlış var iken, daha büyük bir yanlışa başvurarak hülle yöntemiyle şube müdürü ataması yapılması ahlaksızlığın tozunu attırmak değil de, nedir?

Peki şube müdürlüğü kadrolarını hülle yöntemiyle doldururken, sınava girenleri ne yapacaksınız?

Üstelik bu durum şube müdürlüğü yazılı sınavını kazanan yaklaşık 6 bin kişiye haksızlık değil midir?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Müsteşar Yusuf Tekin, Bakanlığı hülle yönetimiyle mi yönetecektir? Bu durumda eğitimcilerin MEB’e güveni kalır mı? MEB’de temiz siyaset yerini kirli siyasete bırakırsa, tüm kadrolar gerekli şartları taşımayan kişilerce doldurulursa, çatlak ses çıkmaması için hülleye başvurulursa, yandaş kayırma mantığı ile hareket edilirse, milli eğitim nasıl daha ileriye gidebilir?

Bu minvalde Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na bir yazı yazarak, şube müdürlüğüne bir alt göreve geçiş kapsamında atanan kişilerin atamalarının iptal edilmesini ve bu şekilde şube müdürü yapılan kişilerin sayısını ve isimlerini istedik. Başta Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve MEB Müsteşarı Yusuf Tekin olmak üzere herkes bilmelidir ki; bu işin peşini bırakmayacağız. Sonu nereye varırsa varsın, haksızlıklar karşısında susmayacağız. Hem torpile geçit veren sözlü sınavlara hem de hülle yöntemini milli eğitim literatürüne sokanlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Buradan Bakan Avcı ve Müsteşar Tekin’e de sesleniyoruz: Aklınızı başınıza alın. Yandaşlarınızı ataya ataya, alınteri dökenlerin, emek verenlerin, hak edenlerin ahını aldınız. Artık yeter. Ne kadar beceriksiz, bilgisiz, liyakatsiz insan varsa MEB’de üst düzey makamlara getirdiniz. Doğrusu merak ediyoruz, kul hakkı yemenin hesabını nasıl vereceksiniz?

Türkiye bu iktidar dönemindeki kadar büyük bir kadrolaşmaya tanık olmadı. Yandaşlar size minnettardır ama hak edenler de iki Dünyada sizden davacıdır. Allah size vicdan versin. Bu şeref size yeter Sayın Müsteşar, Sayın Bakan…

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bursa Web Tasarım